15 temmuz darbesi ülkeyi boyunduruk altına girdirmenin bir çabası idi. Ancak bu defa küresel şeytanlar başka bir maşa bulmuşlardı ustaca...
Ancak elhamdülillah milletin fıtri bir saikle direnmesi ve iradesine sahip çıkması sayesinde püskürtüldü.
Mustafa Tosun Blog Sitesi
15 temmuz darbesi ülkeyi boyunduruk altına girdirmenin bir çabası idi. Ancak bu defa küresel şeytanlar başka bir maşa bulmuşlardı ustaca...
Ancak elhamdülillah milletin fıtri bir saikle direnmesi ve iradesine sahip çıkması sayesinde püskürtüldü.
Evet sevgili dostlar. Yardımeli Şanlıurfa Temsilciliği olarak 3 kişi olarak Etiyopya’nın Harar bölgesine gittik. Ben eşim ve Yaslıca’dan Yüksel Karaçizmeli abla. Başkent Addisababa’dan bir buçuk saat uçak mesafesi ötede. Hemen söyleyeyim bindiğimiz uçaklar eski model, pervaneleri kocaman ve dışarıda. İlkin çekindik tabi. Dört basamaklı merdiveni vardı. Tabi indiğimiz şehir harara bir buçuk saat saat karayolu mesafe Diridewa şehri idi, Harar iline karayolu ile geçtik. Etiyopya çöl ülkesi değil bildiğiniz yeşil ve ormanlık... O nedenle etrafı izleyerek yerimize vardık. Manzaralar muhteşem. Gölgesi serin, güneşi ise yakıyor.
İlginizi çekiyor mu bilmem ama son yıllarda özellikle kimi sosyal medya platformlarında en çok yazılıp çizilen konulardan birisi Kuran’daki SALÂT kavramıdır. Konuyu gündeme getirenler ise (her ne kadar bu tür nitelendirmeleri sevmesem de) kendilerine “KUR’ANCI” denilen kesimdir.
Geçen hafta yaşanan o meşum olayların hala etkisindeyiz.
Bildiğim kadarıyla ilk defa yaşanıyor böyle bir olay. Yürekleri yakan, akıllara
durgunluk veren bir süreç oldu. Hani derler ya film gibi... Evet o söz artık
tam gerçek oldu. Evet, bu defa aynen film gibi hatta filmin/oyunun bizzat
aynısı.
Peki, neden bu başlığı attık? Zira toplumda maneviyat hassasiyeti olan kesimler bunu hep dile getiriyordu. Kadın programlarındaki çirkefliklerin reyting uğruna mahremiyetleri, günahları ifşa etmeleri ve milletin de bunu kuzu gibi izlemesi ve dinlemesi. İzleyenler içinden kızıyor ama bilmiyor ki örtük öğrenme ile herkesin zihnine yerleşiyor. Oysa Kur’an diyordu: Tecessüs yapmayın! Yani ayıp durumları araştırmayın. Kur’an böyle derken, bizimkiler bunu profesyonel programlarla halka sunumunu yapıyor. Sözde hesap soruyorlar ama bu günahları gençlerinin öğrendiğini görmüyorlar mı? Her ailede benzer sorunlar var ve bunu izleyen de o şeytani uygulamaları yapma cesareti elde etmiyor mu? Zaten artık kadın programlarındaki olayların bitmemesi bizi şaşırtmıyor. Zira toplum bu gibi olayların olmasına alıştı. Okul olayının bizi derinden sarsmasının bir nedeni bunun ilk defa gerçekleşiyor olması. Yani bu kadarı da beklenmiyordu. Yoksa genç kızların tecavüzle öldürülmesi artık vaka-ı adiyeden olmaya başladı.
Lise ikinci sınıfta okurken köyümüzde öğretmenlik yapan bir ilkokul öğretmenimizin vasıtasıyla Ali Şeriati’nin kitapları ile tanıştım… Babam Nakşibendi Tarikatına bağlı biri…O dönemlerde evin bahçesini ikiye bölmüş ve bir bölümünde kendince küçük bir mescid yapmış, gelen gidenlere çay ikram edip, sohbet yapıyordu… Köyün dindar kesimi, gençlik babamın mescidine gelir, onun sohbetlerine katılır ve tarikat adabı, zikri öğrenirlerdi… Ben de o dönemlerde babamın ve çevremin etkisi ile tarikat mensubu idim, tarikat kurallarına uygun hareket ederdim…
(Parçalı olarak belli günlerde yazdığım notları toplu olarak sizlere sunuyorum değerli okurlarım)
Ümmetin düştüğü zillet adına derin bir üzüntü içindeyim. Allah şahit, İran’ın gerçek düşmanlara karşı galib gelmesi için dua ettim. Onca eleştirel duruma rağmen. Ancak en üst lider Hamaney'in kısa sürede öldürülmüş olması, şehit edilmesi kahır dolu bir sessizliğe bıraktı. El Alim olan El Habir olan Rabbim rahmet eylesin, günahlarını bağışlasın.
Bu zillet durumu karşısında ümmete uyanma şuuru versin. Çok yönlü
Yıllarca hasretle beklediğimiz uygulamalar. İsabet olmuş. Ortada kriz falan yok. Sadece yıllarca sistematik olarak dini hayattan dışlamaya çalışan ve kendi hayatlarında da yok eden laikler telaş halinde. Merak etmesinler kimse onlara zorla oruç tutturmayacak. İslam aziz şerefli bir dindir. Birilerine zorla oruç tutturma veya zorla etkinliğe katma haberleri alırsak karşı durmalıyız. Ama o ihtimal olacak diye hiç yapmayalım demek ana unsur olan müslümanların değerlerini yıllarca kamuda yasaklamaya yol açtı. Şuna bakar mısınız?
Gecenin karanlığını yırttı bir ses,
yırttıkça karardı yüzü sesin
farkında değildi
Sabah oldu güneşle her yer aydınlandı
Gücü yetmedi güneşin lakin
kararmış yüzü aydınlatmaya
karanlık utanır oldu o yüzden
ve kirlendi karanlık o sesten
10.02.2026
__ Kimmiş bakayım sizin Rabbiniz ey Musa? __ Bizim Rabbimiz her şeyin YARATIŞINI (helqehu) takdir edip, sonra da yaratılış AMACINA (heda) y...