Geçen hafta yaşanan o meşum olayların hala etkisindeyiz.
Bildiğim kadarıyla ilk defa yaşanıyor böyle bir olay. Yürekleri yakan, akıllara
durgunluk veren bir süreç oldu. Hani derler ya film gibi... Evet o söz artık
tam gerçek oldu. Evet, bu defa aynen film gibi hatta filmin/oyunun bizzat
aynısı.
Peki, neden bu başlığı attık? Zira toplumda maneviyat hassasiyeti olan kesimler bunu hep dile getiriyordu. Kadın programlarındaki çirkefliklerin reyting uğruna mahremiyetleri, günahları ifşa etmeleri ve milletin de bunu kuzu gibi izlemesi ve dinlemesi. İzleyenler içinden kızıyor ama bilmiyor ki örtük öğrenme ile herkesin zihnine yerleşiyor. Oysa Kur’an diyordu: Tecessüs yapmayın! Yani ayıp durumları araştırmayın. Kur’an böyle derken, bizimkiler bunu profesyonel programlarla halka sunumunu yapıyor. Sözde hesap soruyorlar ama bu günahları gençlerinin öğrendiğini görmüyorlar mı? Her ailede benzer sorunlar var ve bunu izleyen de o şeytani uygulamaları yapma cesareti elde etmiyor mu? Zaten artık kadın programlarındaki olayların bitmemesi bizi şaşırtmıyor. Zira toplum bu gibi olayların olmasına alıştı. Okul olayının bizi derinden sarsmasının bir nedeni bunun ilk defa gerçekleşiyor olması. Yani bu kadarı da beklenmiyordu. Yoksa genç kızların tecavüzle öldürülmesi artık vaka-ı adiyeden olmaya başladı.